29 Nisan 2026 | Çarşamba

GAZETARY

Son Dakika

Giresun’da Büyük Tehlike: İlin %85’i Maden Sahası İlan Edildi

Giresun’da Büyük Tehlike: İlin %85’i Maden Sahası İlan Edildi
Giresun

Giresun’da son dönemde ortaya çıkan tablo, yalnızca bir çevre meselesi değil; doğrudan bir gelecek ve yaşam hakkı sorunu olarak değerlendiriliyor. Açıklanan verilere göre ilin yaklaşık %85’i maden arama ve işletme ruhsatlarıyla kaplanmış durumda.

Bu oran, sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde dahi olağan dışı ve alarm verici bir seviyeye işaret ediyor. Uzmanlara göre bu kadar geniş bir alanın ruhsatlandırılması, kontrolsüz bir şekilde ilerlediğinde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir.

İlçe İlçe Yok Oluş Riski

Giresun’un birçok ilçesinde maden sahaları artık istisna değil, neredeyse standart haline gelmiş durumda:

  • Şebinkarahisar – Alucra: Altın madenciliği başta olmak üzere ağır metal aramaları yoğunlaşmış durumda. Bölge, su kaynakları açısından kritik öneme sahip olmasına rağmen bu risk göz ardı ediliyor.
  • Dereli – Yağlıdere: Doğal güzellikleriyle bilinen alanlar, ruhsat sahalarıyla çevrili hale gelmiş durumda. Turizm potansiyeli göz göre göre ikinci plana itiliyor.
  • Espiye – Tirebolu: Kıyıya yakın bölgelerde bile maden faaliyetlerinin planlanması, yalnızca karayı değil denizi de tehdit ediyor.
  • Bulancak – Keşap: Yerleşim alanlarına yakın sahalar, halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor.

En Büyük Tehdit: Su Kaynakları ve Tarım

Karadeniz’in en büyük zenginliği olan su kaynakları, bu projelerin en büyük risk alanını oluşturuyor. Özellikle altın madenciliğinde kullanılan kimyasalların olası sızıntıları, sadece doğayı değil insan sağlığını doğrudan tehdit edebilecek boyutta.

Giresun ekonomisinin bel kemiği olan fındık üretimi de bu süreçten ciddi şekilde etkilenebilir. Toprak kalitesinin bozulması, verimin düşmesi ve ihracatın zarar görmesi ihtimali göz ardı ediliyor.

Tartışmalı Ruhsatlar ve Güven Sorunu

Maden ruhsatlarının dağılımı incelendiğinde, belirli şirketlerde yoğunlaşma olduğu yönündeki iddialar kamuoyunda ciddi bir güven krizine neden olmuş durumda.

Resmi açıklamalarda her şeyin yasal çerçevede ilerlediği belirtilse de, sahadaki tablo farklı bir algı oluşturuyor. Özellikle bölge halkı, kararların kendilerinden bağımsız alındığını ve süreçlerin yeterince şeffaf yürütülmediğini dile getiriyor.

Doğa Geri Dönmez Şekilde Zarar Görebilir

Bilim insanları, bu ölçekte bir madencilik faaliyetinin kontrolsüz şekilde ilerlemesi durumunda ormanların, su havzalarının ve ekosistemin kalıcı şekilde zarar görebileceği konusunda uyarıyor.

Karadeniz coğrafyasının hassas yapısı, bu tür müdahaleleri daha da riskli hale getiriyor. Bir bölgede oluşacak tahribat, zincirleme şekilde diğer alanları da etkileyebilir.

🔍 Asıl Soru: Bu Süreç Kimin İçin?

Ortaya çıkan tablo, kamuoyunda tek bir soruyu daha yüksek sesle gündeme getiriyor: Bu projeler gerçekten halkın mı, yoksa belirli ekonomik çevrelerin mi çıkarına?

Doğal kaynakların değerlendirilmesi elbette önemli; ancak bunun yöntemi ve kapsamı tartışılmadan, bu kadar geniş bir alanın ruhsatlandırılması ciddi bir planlama eksikliği olarak değerlendiriliyor.

Giresun bugün sadece bir şehir değil, Türkiye’de doğa ile ekonomi arasındaki dengenin nasıl kurulduğunu gösteren kritik bir örnek haline gelmiş durumda.

Önümüzdeki süreçte alınacak kararlar, yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam alanlarını da doğrudan belirleyecek.

Yorumlar

(0)

Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap